Ruh, mükemmel ve cevherdir.

Ruh bedenin ölmesini istemez, ölmemesi için her türlü gayreti gösterir. Çünkü ruhun arzusu, asla ölmememizdir. Ama ruh; o bedende kalmanın artık hiçbir amacı kalmadığını gördüğünde, bedenden ayrılmakta bir an tereddüt etmez.

Hayat, sonsuzluk içinde bedenlenip; kesreten fert- fert doğup ölüyor ama tevhiden kuşak- kuşak sürüyor. Bu ilahi süreç, Hakk’ın emri ile sürüp gider. Bunda bizim ne derece dehlimiz var, bilmiyorum. Hayatımızda hiçbir deneyim, İlahi Ruhun arzusu hilafına yani arzusunun tersine yaşanmaz. Ruh, mükemmel ve cevherdir.

 

Yegâne galip, Allah’tır.

İnsan hata eder, önemli olan, hatasında direnmemektir. İnsanın en güçlü olduğunu sandığı an, en zayıf olduğu andır. Büyüğüm diyen, gücüne güveniyor demektir. Bu, hatalı bir böbürlenmedir. Böbürlenen, kendini nefsine kul etmiştir. Mükemmel Allah’tır. Kul, eksiktir. Yani, kusur bizdedir. Lütuf, Allah’tandır.

Galip olan Allah’a dayanandır. Mağlup olursan Allah’ın galip oluşundandır.

Mağlubiyet, Allah’ın galibiyetinden gelir, çünkü yegâne galip Allah’tır!

İnsanın galibiyeti, nefsine galibiyettir.

Yaradılışı ve yetişme hususunda vicdansız olan bir kişi; gitmiş hâkim olmuş, avukat olmuş. Yazılı kanun ne kadar doğru olursa olsun, bu durumda neye yarar? Adalet, hukuk; bir vicdan mantığıdır.

Bir kimse, birine tuzak kurarsa, o tuzağı kendine kurmuştur.

Allah, yegâne galiptir.

Güç kullanan, zalimdir. Güç, zalimin taptığı haktır, yani o kendisini hep haklı görür.

Allah, her şeyin galibidir. Zalimin galibiyeti, zulümdür; Hakk’ın galibiyeti, hakikattir.

Bilgi; bir çeşit güç değil, hikmettir. En güçlü Allah’tır. O El Aziz, El Kavi’dir.

Burnu kalkanların, burnunu kırar, çünkü o Kavidir.

 

Kıblegâh-ı Kibriya, Allah’tır.

Ondan gayriye yönelmek, benlik ve putperestliktir.

Allah şahittir, her şey de Allah’a şahittir. Bilhassa insanın Allah’a şahit olması, insan için bir lütuftur.

Hilkat yapının değerini bilirsen; birin on olur, bilmezsen onun bir olur.

‘Yarabbi bu ne haldir’ dersen, der ki “dön de kendi haline bak”!

Halik’ ten bakan, başarılıdır. Başarı; çoklukta, yoğunlukta değildir, başarı hakikattedir.

Her halükarda, dua etmek, Allah’a sığınmak şüphesiz Allah’ı var bilmektir. Dua etmek önemlidir, çünkü duanın kıblesi Allah’tır. Allah El Müsteandır yani yardım istenen yegâne varlıktır.

‘Yegâne Senden isteriz’ demek, yani ‘Sana kulluk ederiz’ demektir. (Fatiha Suresi).

Sudan su istenmez, ancak sudan su alınır. İstiane, yardım istemek; iane ise yardımdır.

 

Nusret, düşmandan korumadır. Nusret, Allah’tandır. El Müstean; Ben yaparım, Benden isteyin! Bilsen de bilmesen de Ben Müsteanım, seni ihya ederim!

Her şeyi gören ve her şeyde görünen Allah der ki; Sen iste ki vereyim. İcabet et ki, icabet edeyim.

Allah insana ne kadar değer veriyor ki, onu eşya âleminde halife yapıyor.

İnsanın takdiri ve şükrü ne kadar az!

Bir taraftan da insanın imkânı, Allah’a şükürde acizdir!

Allahsız iyilik, iyilik değildir. Çünkü o Elhamdulillahsızdır. Hamdü sena ve şükür; iyiliğin ötesinde, Allah’tan lütuftur. Allah’tan istemeyeni, Allah sevmez. Allah yokmuş gibi davranmak gaflettir, hakikatten kaçıp zarara uğramaktır!

Göz değme; gerçektir denir, yaratıkların şerrinden Allah’a sığınırım, (Felak Suresi)  faydasız ilimden, huşu duymayan kalpten, doymayan nefisten, kabul olmayan duadan Allah’a sığınırım deniyor.

 

Veciz sözler

İlahi sistem, öyle bir sistemdir ki kusursuzdur. Güneşin zararlı ışınlarından dünyayı, atmosfer korur. Aşikâr olan kitabın ötesinde; nihan, gizli olan kitap vardır. Bu kitap; levhi mahfuzda korunmuş, ana kodları taşıyan kitaptır.

Tabiat; insanın düşmanı değil, dostudur. İlahi eseri onda yani tabiatta seyrediyor, Allah’a hayran oluyoruz.

Madde kesif, mana latiftir. Madde aşağıda, mana yüksektedir. Maddeye tutunan, aşağılıktır.

Hüzün havftır. Geçmişe üzülme, gelecekten de korkma, Allah’a sığın!

Yatağa dinlenmek için girersiniz, uykunuz gelir girersiniz, hasta olur, takatsiz olur kendinizi yatağa atarsınız. Bir de öyle yatağa girersiniz ki ondan sonra hiçbir şey sizi rahatsız edemez, orada ebedi uykuya girersiniz, kimse sizi uyandırmaya kalkmaz.

İnsan; emanete hıyanet etmemeli, korkmamalı ama tedbir almalıdır.

Çabuk zengin olabilirsin, ama çabuk ehli hikmet olamazsın. Ehli hikmet, ilahi hizmet neticesidir.

Tasavvuf ehli; en açık fikirli insanlardır, sahip olduklarının esaretinde olanlar değildir.

Kadın eve düşman, dışa dost haline geldi. Yani yaradılışının dışına çıktı. Huzursuz oldu. Baba işe, anne işe, çocuksa kreşe gidiyor. Bu ailenin sıcaklığından mahrum olmaktır. Tevhidin ilk etabı olan, aile sıcaklığından mahrum olmaktır.

Allah perde arkasından insanla konuşur. Dünya, kâinat perdedir. Bedenin perdedir, o ortadan kalkarsa, perde ortadan kalkmış olur.

Dünya sebepler, manzumesidir. Sebepler Allah’ın yasasıdır. Varlık birbirlerine sebeptir, sebeplerin tevhidi Allah’ı gösterir. Gelen gönderendir.

Cennet; sonsuz hürriyettir, saadettir. Her halükarda köşeye sıkışırsan, Allah de! O köşeye sığınmak, seni Allah’a yaklaştırır, onun için mübarek olur.

Güzel; layık olmayanın eline geçerse, yazık olur.