Aşikârdır; bilenle bilmeyen bir değildir. Kullar arasında Âlim farklıdır. Onlar ilmiyle amil olmalıdır, ki öyledir. Öğretmeye, örnek olmaya çalışın.

Bana her geleni kabul ederim. Önceden hiçbirinizi bilmem, gidip sokakta halkın arasından da seçemem. Okullar da öyledir, talebeyi gidip sokakta seçmez, onlar gelir. Arzu ve düşüncesinde ısrar etmek kişiyi delalete düşürür; kemale eremez. Allah Kadir’dir, O’ ndan iste, sen acizsin. Hidayet Hâdi olan Allah’ tandır.

Hediye insanları birbirlerine sevdirir, yakınlaştırır. Hibe; bir karşılık beklemeden vermektir. Allah böyle verir. Allah’ ın kula vermesi, vermeyi vermesidir.

Karşılıksız, bedelsiz, kendisinden hiçbir şey beklemeden veren, vereni ihya eden; El Vehhab.El Vehhab olan Allah, verdiği her şeyi karşılık beklemeden verir ve hibe eder. En güzel hibesi, bize kulluk vermesidir. Bu ne güzel hibedir!

Allah hiçbir şeyi sebepsiz, faydasız yere yaratmaz. İnsanı; fıtratı üzere, farklı ve üstün yaratmıştır. Allah kulunun dileğine değer verir.

İnsan kendi kalbini kandırır. Allah da insana böyle bir cüzi irade vermiştir. Bu noktadan, insanın kalbini düzeltmesine de irade vermiştir. Işık vardır, karanlığı aydınlatır. Allah kulunun kalbini bilir, onu çekip çevirir. İnsan için, veli kulları vardır; onlar da insanın kalbini bilir, onu çekip çeviremez.

Hayati olayları, geceyi gündüzü, acıyı tatlıyı, faydayı zararı insanlar hep kendi bakış açısından değerlendirir. Bu da onların yetişme ve şartlanmalarındandır. Kılavuz, rehber, yol gösteren, yardım eden vardır. Aslında insan, hayvandan farklı olarak; akıl, idrak ve vicdanla taltif edilmiştir. Kalbin Allah’ la konuşması duadır. Candandır, asilane olandır. Bundan üstün ne olabilir ki! Varlık Allah eksenindedir. Allah’ sız varlık olamaz, bir yaprak bile titreyemez.

Ölmek olmaktır. Olmadan ölenler ölmüşlerdir.

‘‘Yanlış anlamada ısrar ettiğin için asla doğru görüşe sahip olamazsın. Değer bilmediğin için değer bulmazsın. Allah hidayet bahşetsin!’’

 ‘An’ a mahkûm olanın ufku yoktur, geleceği yoktur. Bir yumrukta vurup adam öldüren peygamber bunu yapar ancak; ‘’Hak şerleri hayr eyler, zannetme ki gayr eyler, Mevla’m görelim neyler, neylerse güzel eyler’’.

Maddede, fizik âleminde sansür ne ise; insanın aklı melekesi, idrak varlığı, ilmi, irfanı, vicdanı Allah’ ın insana koyduğu sansürdür.

İyilik meleke halimiz; melekleşmedir. Meleğin halinden fenalık gelmez, melek fenalık yapamaz, “Melek gibi adam” denir. İyilik insanî meziyettir. Bedii sanattır. El Hak Haktır, adaptır. Şerefli insana aittir.

İnsan sonludur, fânidir. Allah sınırsız ve ölümsüzdür, metindir. Allah’ a metin denmesinin sebebi mahlûkun, insanın metin olmadığını söylemek içindir. Rezzak da odur. Onun vereceği bitmez tükenmez çünkü O yaratır.

Halik olan Allah yaratır. Yaratık ona zarar vermeye kalksa, isyan etse, Allah metindir, kavidir, etkilenmez. Allah’ ın yarattığı cümle mahluk dönüp, O’ na karşı gelse ve isyan etse; ki öyle ediyorlar; Allah’ a etki edemezler.  Allah; Faik’ tir, Kahhar’ dır, Cebbar’ dır, Kadir’ dir.

Sıratı müstakim cennete çıkan yoldur.  Allah halk ettiği bütün varlığı yolcu yapmıştır ve bu yolcuya yol yapmıştır, o da sıratı müstakimdir. Hakiki rehber de kendisidir. Allah’ tan geldik, Allah’ a varırız. Allah, yarattığı bütün varlığa kanun koyar. Haktır, hükümdür. Bu koyduğu hükmün altında değil, üstündedir. Halik’ in hükmünün üstünde hüküm yoktur.